Insaat.Ru

INSAAT.RU:
  • Fontu Kucult
  • Normal Font
  • Fontu Buyut
Tercihler ve gelecek
{mosimage}MEBE ınşaat'tan, sektöre yıllardır emek veren Timur SARISOY bir inşaatçı gözü ile yaşanan genel ekonomik ve mali krizin sektöre yansımaları üzerine düşüncelerini kaleme döktü. Özellikle bu tür dönemlerde yapılacak tercihlerin geleceği en fazla şekilllendireceği kuşku götürmeyen bir gerçek. Soru hangi tercih en doğrusu. Umarız bu soruya cevap bulmanız için Sn. Sarısoy'un makalesi bir itici, yardımcı etken olur.

2008 yılı biterken :

Sanal veya Reel piyasa ayrımı yapmadan Amerika ve Avrupa kıstasına girmeden sadece Rusya inşaat piyasası bazına inerek nokta gösterimi ve takibinin ekonomide uzman olmuş kişilerin de alanına girmemek daha tatminkar olacaktır. Ne de olsa asıl endişemiz inşaat piyasası ne zaman şaşalı dönemine yeniden dönmenin sinyalini vereceği değil mi ?

Rusya’da 2000’li yılların başında hızla artan banka sayısıyla ekonomiyi pompalayan bankacılık sektörü, yeni bir faz ile yatırım bankacılığı iştahını da arttırmıştı. Elinde 30 milyon euro nakiti ve bir şekilde ‘hunter-avcı’ mantığı ile elde ettiği arazilerini ‘yatırım şirketiyim’ diyerek alışveriş merkezi furyasını ‘peak’ yaptıracak mantalite, yatırımcılarını sevindirecek 2.hamle konutta da yine banka destekli ipotek iştahını ‘pergeli’sonuna kadar aralayıp başka bir alan olan A veya B tipinde iş merkezi dönemecine girmesine fırsat vermişti. Frigo veya klasik ‘ambar yaptıracağım’ yoluyla da işte bu pasta dilimleri 5 yıla uzanan Rusya piyasının aç olduğu alanlarda Türk inşaat firmaları bu yolda ihtişamlı hayatını yaşadığımız şu günlere getirdi. Mutlaka var olan pek çok makro nedenlerinin yanında tartışması henüz Eylül 08 tarihi ile ekonomik paradoksun nakit sıkıntısına dönüşmesiyle yeni bir aşamaya girip kelimenin tam anlamıyla sonun başlangıcına dönülmüş oldu.

Dünya genelinde Marx kitaplarındaki satışların artışı da göstermiştir ki tarafsız olduğuna inanılan kurumların ülke ekonomisi ve şirketlerine NOT VERMEK zihniyetinin altında yatan hesaplama tekniklerinin bir anlamda ‘fos’ çıktığı ve ekonomiyi takip etmekten çok aslında tüccar mantığında çalışıp kelimenin tam anlamıyla devam eden ‘paradoksa alkış tutup’ koroya katılarak rüzgarın yönünde hareket ettiklerini ispatlanmıştır.

Rusya’ya baktığımızda ise, kimilerine göre ‘Rusya battı artık’ bu virajdan çıkamaz lafinda kendilerine göre nedenleri var. Kimilerine göre de bu lafı mahalle baskısı psikoloji yaratarak kendine çıkar sağlamayı arzulayan bir kesim mevcut. Asli ve astari olan bir neden ise sonuçları itibari ile şudur :  Elinde 5 doları ile 100 dolarlık kredi alıp 10-20 yıl vadeli geri ödeme planı ile işi kotarmaya çalışan pompalanmış yatırım bankaları ve biraz önce yukarıda bahsettiğim inşaat firmalarının yatırım firmalarına dönme hevesi son olarak da özentiyle yola çıkan elinde 30-50 milyon eurosu olanların bu paraları birkaç milyara çevirme hüsranı olmuştur.

Yaşadığımız 2008 yılının son günleri bir şey daha göstermiştir ki şirketin kasasına giren paraya bakan, hesabını kitabını yapacağı harcamalara göre programlamayan altaypısını güçlendirmeden ‘kurumsal yapımız sayesinde 500 milyon -1 milyarlık işimiz var’ diyen Türk inşaat piyasasında teknik ve idari yönetim kadrolarının da baştan aşağıya kendini gözden geçirip 3 tercihten birini yapmanın yol ayrımındadır.

Bu yol ayrımında ‘ kendi kendine yeterli olan firmalar ve sadece construction geliri ile hayatına devam edenler ’ şeklinde kategorik çizgiyi belirtmekde fayda vardır.

1.tercih : Bu kriz Amerika’nın oyunu veya değil ama kriz krizdir hemen kemerleri sıkalım, elimizde kalan işlere sarılalım ve bol bol piyasada iş arayalım.

2.tercih : Zaten Rusya 2012’te Sochi ile birlikte durma eğilimine girecekti. Bu global krizde demek ki dükkanı kapayıp Afrika veya Ortadoğuya dönmek en akıllıcasıdır. Zaten orda çok para var. Petrol de var. Örneğin Afrika pek çok konuda inşaata aç ülkelerle dolu. Toplanıp oraya gidelim.

3.tercih : Piyasa da kazanılabilecek para kazanıldı. Elimizde kalan işleri bitirelim. Piyasa küçüleceği için karımızı düşürmek yerine daha ileride gücümüzü daha etkili kullanmak için şirkete kilit vurup piyasanın canlanmasını bekleyelim. Nasıl olsa işler açıldığında gerekli personeli daha fazla para verip alırız.

ışte bu 3 tercih noktasındaki inşaat şirketlerini birbirinden ayıran bir kriter çok önemli olacaktır. Önümüzdeki ilk iki çeyrekte krizin ağır dönemi atlatılacak düşüncesine sahip olanlar şunu unutmamalıdır : Bu ilk iki çeyrekten sonra da piyasa borç oranı (banka kredisi, personel ve kira ödemeleri dahil) yüksek firmalar zorlanmaya devam edecektir. Çünkü bankalar krizden önceki gibi esnek olmayacak uyarısını yapmak lazim. Yatırım firmasıyım edasıyla devam eden şirketlere iş yapan inşaat firmalari ise paralarının uzun vadeye yayılarak ödeneceğini veya hiç ödenemeyeceğini çünkü yatırım firmalarının altındaki yatırım bankacılığının da dış kaynaklara bağlı olarak ipotek usulü ile çalışmalarının sonucunda dalgalanmaya maruz kalınacağı açıktır. Krizde ‘fotoğraf makinasının pozundaki an misali’ işi duran Türk inşaat firmalarının olası ek işlerini imzalatamadığı, imzalatsa bile parasını alamadığı ortamda bir anlamda batması kaçınılmaz olacaktır.

2009 Rusya :

Yukarıda sonun başlangıcından bahsetmiş idim. Durum şudur : Tercihini bekleyip de görelim bunun için de kemerleri sıkalım kriteri yukarıda altını çizdiğim noktadır. Piyasa borç oranı yüksekte yakalanmış olan firmalar açılacak ihalelerde ateşten gömlek giyip yeni bir çıkmaza yelken açacaktır. Bu durum ise Türk ınşaat firmalarının prestijini aynı 1999-2002 yılında işini bırakıp kaçan şirketlere döndürüp piyasada kalan diğer Türk firmalarını biraz daha zora sokacaktır.

12 sene öncesinin Türkiye’ sindeki gibi 300 adedi bulan bankaların bir kısmının içi tamamiyle boşalmış ve 300 milyarın mecburiyetten ülke dışına çıktığı ( kredi geri çağırmaları ) Rusya’nın  gazı ile petrolünün ve diğer ürünlerde de dış ülkelere bağlılığının maksimumda olmadığı düşünüldüğünde anlaşılmalıdır ki, halen cebinde 400 milyar doları bulunan Rusya devletinin 2009 baharı sonlarına doğru gerek ticari piyasayı, gerek kış ayları sonrasındaki gaz fiyat artışları ile birlikte toparlayıp 10 sene öncesindeki gibi ‘parası olana kapım açık ‘ , demeyip ‘parasını  olası krizlerde kaçırmamayı garanti eden’ yabancılara ve ağırlıklı olarak Rus inşaat firmaları ile kalkınmasına devam edeceğini düşünüyorum. Bununla birlikte Türkiye’deki gibi bir bankacılık piyasasını düzenleyecek derin ve içerikli bir kanun ile bankaların bir kısmına el koyup yatırım bankacılığı ve uzantısındaki diğer yatırım şirketlerini düzenleyeceğini unutmamak lazım.

Bununla birlikte Rusya’nin elinde piyasayı canlandıracak olan enstrümanlardan olan (uzun zamandır tartışması devam eden) KDV indirimi ile , küçük ve orta ölçekli şirketlere vergi indirimi kolaylığı da piyasanın kur yükselmesini dizginleyecektir.

Sonuçta : Türk inşaat şirketlerinin ne kadar kurumsal, ne kadar sağlam olduğu ve olamadığı daha da önemlisi yapılan işlerin sadece ve sadece günün şartlarında şansı da yaver gidenin olmadığını anlamak için önemli bir sınav olacaktır.

Bu sınavda ‘pılısını pırtısını toplayıp’ Rusya’dan gidene de , ‘biraz daha kalıp bakalım’ diyene de , ‘ Sonuna kadar Rusya’da varım , bilmediğim denizlere açılmak yerine bildiğim denizde kulaç atmaya varım’ diyene de 2009 yılı umutlarının yeşermesi ama daha da önemlisi ne yapacağına KARAR vermesi gerektiği bir 2009 yılı olacaktır.

 

:: insaat.ru ::

111
Click for Moscow, Russia Forecast
Moskova
Click for Saint Petersburg, Russia Forecast
St.Petersburg
Click for Istanbul, Turkey Forecast
Istanbul
Click for Ankara, Turkey Forecast
Ankara
Kazan, Rusya
Kazan
Novosibirsk, Rusya
Novosibirsk
Tuapse, Rusya
Tuaspe
Perm, Rusya
Perm
Rostov, Rusya
Rostov
Soci, Rusya
Soci
Ufa, Rusya
Ufa
Yekaterinburg, Rusya
Yekaterinburg